ÜÇ KIZ KARDEŞ OYUN ANALİZİ

TARİHİ TOPLUMSAL ARKAPLAN

Oyununun Yazarı Hakkında

Üç Kız Kardeş oyununun yazarı Anton Pavloviç Çehov 29 Ocak 1860 tarihinde doğmuş, Rus oyun ve kısa öykü yazarıdır. Erken yaşlarda babasını kaybeden Çehov, ailesinin sorumluluğunu üstlenmiş ve onları geçindirmek adına büyük mücadeleler vermiştir. Yazdığı kısa skeçler ile geçinen yazarımız bir süre sonra ünlenmiş ve büyük eserler vermiştir. Ardından 15 Haziran 1904 yılında tüberküloz hastalığından ötürü vefat etmiştir.

Çehov, öykücülüğünün yanında 15 oyun yazmıştır. Asıl mesleği doktorluk olmuş ve “Tıp benim yasal karım, edebiyat benim metresim.” sözlerini dile getirmiştir. Tiyatro ile sancılı bir ilişkisi olan Çehov’un -her ne kadar kendisini başarısız bulmuş olsa da- oyunları Stanislavski ve Moskova Sanat Tiyatrosu tarafından yeniden canlandırılmıştır. Alışılmış olan eylem tiyatrosu dışında bir “ruh hali tiyatrosu” sunduğu için hem seyirciye hem oyuncu topluluğuna meydan okumuştur. Bu yenilikçi tarzıyla okuyucu ve seyirciye verdiği zorluklardan ötürü özür dilememiş ve bir sanatçının rolünün soru sormak olduğunu ve sorulara cevap vermek olmadığını belirtmiştir.

Dönem ve Toplum Hakkında

Üç Kız Kardeş oyununun yazıldığı dönem, Rus toplumunda önemli siyasi, sosyal ve kültürel değişimler sürecine tekabül eder. Bu anlamıyla o dönem Rus toplumunun içinden geçtiği kaotik durumun bütün karmaşasını oyundan okumak mümkündür. Ekim Devrimi’nin hemen öncesinde yazılan oyunda Rus ayrıcalıklı sınıfının varoluşsal sancıları oyun kişileri üzerinden rahatlıkla okunabilir. Oyun, Rusya’da bu ayrıcalıklı sınıfa ait bir ailenin değişen koşullar ve yeni değerler karşısında yaşadığı çelişkiler ve bireysel çöküşler üzerine kuruludur.

Başat karakterlerin hayalini süsleyen Moskova faktörüne değinecek olursak; Moskova o sıralarda oyundan bağımsız herkesin odak noktası olmuştu. Bu gelişmeyi Marx’ın bazı yapıtlarının Rusçaya çevirtilmesi üzerinden okuyabiliriz. Marx’ın fikirlerinin öğrenilmesi Rusya’daki entelektüel zemini daha da genişletmişti. Bu yapıtların Rusçaya kazandırılması, Rusya’da bir devriminin nasıl gerçekleştirileceği yönündeki farklı arayışların habercisi olacaktı. III. Aleksandr döneminde sanayileşme hızlıca gelişmiş ve bu durum kentlerin de gelişmesine, köylülerin kentlere yığılmasına neden olmuştu. Bu toplumsal değişimden en büyük nasibi ise Moskova ve Petersburg şehirleri almıştı.

TÜR VE BİÇİM ÖZELLİKLERİ

Perde Sayısı: 4

Sahne Sayısı: 4

Sayfa Sayısı: 83

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Çeviren: Ataol BEHRAMOĞLU

Tür: Dram — Komedi

Biçim: Kapalı Biçim

İÇERİK ÖZELLİKLERİ

Olay Örgüsü

İrina’nın vaftiz günü kutlaması olur. Eve birtakım misafirler gelir. Bu kutlamada Verşinin-Maşa ve Andrey-Nataşa karakterleri arasında birtakım duygusal yakınlıklar yaşanır. Solyoniy ve Tuzenbah arasında ufak tartışmalar olur. Aradan iki yıl geçer. Andrey ve Nataşa evlenmiş, bir çocukları olmuştur. Evde bir eğlence düzenlenirken çocuk rahatsız olduğu için herkes kapı dışarı edilir. Solyoniy İrina’ya onu sevdiğini söyler fakat reddedilir. Aradan bir yıl geçer. Büyük bir yangın çıkmıştır. Çebutkin sarhoş bir şekilde eve gelir ve Nataşa’nın Andrey’i aldattığını söyler. Tuzenbah İrina’ya aşık olduğunu söyler fakat beklediği cevabı alamaz. Maşa kız kardeşlerine Verşinin’e aşık olduğunu itiraf eder. Andrey kumar borcuna batmıştır. Bir süre sonra misafirler evi yavaş yavaş terk etmeye başlar. Oyunun sonunda da Solyoniy’in Tuzenbah’ı düelloda öldürdüğü öğrenilir. Üç kız kardeş Moskova’ya gidemez.

Aksiyon Planı

Prozorov’ların evine asker misafirler gelir. Bu askerler ile ev sakinleri arasında yakınlaşmalar olur. Bir yangın çıkar. Askerler evi terk eder. Askerler arasından iki kişi düelloya tutuşur. İçlerinden biri ölür.

Ana Konu — Yan Konular

Oyunun ana konusuna ‘özlem’ diyebiliriz. Bunun yanında yan konu olarak: aşk, pişmanlık, umut, intikam, nefret, kibir, ihanet, korku, inanç, kıskançlık, öfke gibi yan konular vardır.

Ana Öykü — Yan Öyküler

Oyun, ayrıcalıklı sınıfa ait bir ailede üç kız kardeşin değişen koşullar karşısındaki bireysel çöküşlerinin öyküsüdür.

Yan öyküler ise: Profesör olması beklenirken belediyede çalışan Andrey’in öyküsü, Evli olduğu halde Maşa’ya aşık olan Verşinin’in öyküsü, Aynı şekilde Kuligin ile evli olduğu halde Verşinin’e aşık olan Maşa’nın öyküsü, Yıllarca ev sakinlerine yardımcı olup daha sonra evden kovulmaya çalışılan Anfisa’nın öyküsü, İrina’ya aşık olan ve bu yüzden ölen Tuzenbah’ın öyküsü, Yine İrina’ya aşık olup adam öldüren Solyoniy’nin öyküsü, oyunun başlarında alay edilen fakat daha sonra evin sahibi konumuna gelen Nataşa’nın öyküsüdür.

Kişiler (Ana, Karşıt, Yan)

Ana kişiler: Olga, Maşa, İrina

Karşıt kişiler: Nataşa, Anfisa, Solyoniy, Tuzenbah, Andrey

Yan kişiler: Verşinin, Çebutıkin, Fedotik, Rode, Kuligin, Ferapont, Anfisa

OLGA: Ailenin en büyüğüdür. Bu durumdan bazen yakınır ve gençlikten dem vurur. İrina kadar gözde ya da Maşa gibi alımlı değildir. Bu yüzden geçmişe karşı yoğun bir özlem duygusu içerisindedir. Az da olsa ev içinde toparlayıcı görevindedir. Diğer kardeşlerinin aşırılıklarına tepki koyar. Maşa Verşinin’e olan aşkını itiraf ettiği vakit kulaklarını kapatır, Andrey’in durumundan en çok o yakınır ve Andrey’e karşı sahiplenen bir tavrı vardır. Oyunun başlarında Nataşa’nın belindeki yeşil kemere kafayı takar ve onu kıskandığını açığa vurur. Oyunun sonlarına doğru ise Nataşa evde hakimiyet kurmuş, Olga ise Moskova’ya gidememek bir yana, Nataşa’nın bu zaferinin altında ezilip kalmıştır.

MAŞA: Dingin ve ketum bir kişiliğe sahiptir. Klasik bir ortanca çocuk olan Maşa, Kuligin ile olan evliliğinden mutlu değildir. Kocasına karşı hiçbir duygu beslememektedir. Neyse ki karşısına Verşinin çıkmış ve onu Moskova hayali kadar heyecanlandırmıştır. Fakat Verşinin evlidir ve bu aşk imkansız bir aşktır. Bu durum onun için büyük bir yıkımdır. Moskova’ya gidiş hayalinin yanında bir de Verşinin hayalinin yıkılması onu derinden üzmüştür.

İRİNA: Ailenin en küçük ferdi 20’li yaşlarda. Herkesin gözdesi ve neşe kaynağıdır. Oyunun başlarında dans eden, geleceğe umutla bakan biridir. ‘Çalışmak’ der, ‘çok önemlidir’(!) Üç kardeş arasında Moskova’ya gitmeyi en çok o istiyordur. Başlarda eve henüz gelmemiş Verşinin’in ilginç biri olup olmadığını sormasına rağmen ona talip olan Solyoniy ve Tuzenbah’ın aşklarına karşılık vermemiştir. Bu yönüyle kararsızdır diyebiliriz. Ruh hali değişkenlik gösteren biridir. Az önce mutluluktan uçuyorken biraz sonra ağlayarak buluruz onu. Oyunun sonlarına doğru bir yıkım yaşamasına rağmen yine de bir umudu vardır. Moskova’ya gitmek…

Andrey: Üç kız kardeşin ağabeyidir. Müzik ve dil üzerine ilgisi vardır. Profesör olmayı istemiştir fakat belediye meclisinde çalışır. Bu durumdan memnun olduğunu dile getiriyor olsa bile içten içe şikayetçidir. Nataşa ile evlidir ve iki çocuğu vardır. Kumar tutkunudur, bir süre sonra bu tutkusu onu kötü yönde etkilemiştir. Yalnız ve içine kapanık bir karakterdir.

Nataşa: Duygusal ve hassas bir kişiliğe sahiptir. Bunun yanında kindar olduğunu da söyleyebiliriz. Üç kız kardeşin ona karşı tavırlarını unutmayıp vakti geldiğinde onlardan intikam almıştır. Evin hizmetçisini sırf yaşlı diye kapı dışarı edecek kadar vicdansızdır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi kocası Andrey’i de ulu orta aldatmıştır. Bencil ve sadakatsiz bir karakterdir.

Solyoniy: Ciddiyetsiz, uyumsuz, anlayışsız, kindar ve aşağılık kompleksi olan bir adamdır. Bunun yanında kırılgan bir kişiliğe sahiptir. İnsanları samimi bulmuyor ama aynı zamanda onlar arasında bir yerinin olmasını istiyordur. Gösterişi seven biridir ve dikkatler onun üzerinde olsun diye çırpınır. İki düello kazanmıştır. Ve Tüzenbah’ı öldürerek bunlara bir yenisini eklemiştir.

Tüzenbah: Solyoniy’nin aksine, oldukça uyumlu ve beyefendi bir kişiliktir. İrina ile aynı fikirde olduğu için askerlikten istifa edip çalışmayı düşünüyordur. Çalışmak onun için de önemli bir şeydir(!) Saf bir kişiliktir. İrina’ya olan aşkından ötürü Solyoniy tarafından öldürülmüştür.

Verşinin: Orta yaşlarda ama saçları beyazlaşmamış bir adam. Romantik ve felsefe yapmayı seven biri. Sürekli gelecek üzerine öngörülerde bulunuyor ve zaman kavramını bir bütün olarak kavrıyor. Asker hayatını yadsıyor ve çiçeklerle dolu bir ev düşlüyor. Karısı ve iki kız çocuğu var. Evlenmiş olmaktan mutlu değil. Çok okuyan ve okuduklarından ‘çalışmalıyız, gelecek için’ sonucunu çıkaran biri. Oyunun ikinci perdelerine doğru Maşa’ya aşkını itiraf ediyor fakat ailesi ile Maşa arasında sıkışıp kalıyor. Oyunun sonunda ise Maşa’yı terk edip gidiyor.

Çebutıkin: Yaşlı ve tembel bir adam. Ömrünün tamamını gazete okuyarak geçirmiş. Edindiği yaşam felsefesi ontolojik bir felsefedir. Çoğu yerde aslında var olmadıklarını, tüm bunların koca bir yanılsama olduğunu ifade eder. Ve diğerleri de bu düşüncelerini yaşına bağlayarak alay eder onunla. Yine de herkesle geçinmeye çalışır. İçlerinden en çok İrina’yı sever. Vaktiyle İrina’nın annesini de sevmiştir. Yaşından ötürü tecrübelidir ve Andrey’in aldatıldığını ilk o anlar ve o itiraf etme cesaretinde bulunur.

Fedotik: İrina’ya aşıktır. Ona sürekli hediyeler alır. Genç bir delikanlıdır ve toz pembe görür hayatı. Hatta bu tutumu evi yandığında bile değişmez. Göbek atarak ‘evim yandı, bitti, kül oldu’ der.

Rode: Fedotik’in arkadaşıdır. Oyunda varlığından pek söz edilmez.

Kuligin: Maşa’nın lise öğretmeni olan kocasıdır. Karısı tarafından aldatıldığını bilir ama yine de ondan vazgeçmez. Saf ve kılıbık bir adamdır. Etliye sütlüye karışmaz ama bir o kadar da çapkınlığı vardır. Olga’ya karşı ilgisi vardır.

Ferapont: Kulakları iyi duymayan bir ihtiyardır. Evin kahyası gibidir. Andrey’în belediye işleriyle de ilgilenir. Sürekli geçmişten dem vuran yardımcı karakterlerden biridir.

Anfisa: Yaşlı bir hizmetçidir. Uzun yıllar boyunca bu evde çalışmış ve kızlar için önemli bir kişidir. Oyunun sonlarına doğru evden kovulma tehlikesi vardır. Bu durum onu olağanüstü korkutur. Mevcut düzeninin bozulması onun için hayati bir durumdur. Bu yüzden üç kız kardeşten medet umar ve ağlar.

Ana Çatışma — Yan Çatışmalar

Oyunun ana çatışmasını, her bir karakter üzerinden ‘içsel veya bireysel bir eylem-kader çatışması’ olarak görebiliriz. Olga, Maşa ve İrina karakterlerinin ana motivasyon kaynağı Moskova’ya gitmektir. Fakat koşullar buna izin vermemektedir. Karakterlerin bireysel çöküşünün sebebi de bu yazgılarına boyun eğişlerinden kaynaklanmaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi, diğer karakterlerde bu çatışmanın etkisi görülür.

Yan çatışmaları ise yeterince belirgin olmadıklarını belirterek şu şekilde ifade edebiliriz: Tuzenbah ve Solyoniy arasındaki ölçülülük-aşırılık çatışması, Andrey ve kız kardeşleri arasındaki kadın-erkek çatışması ve Nataşa ile Anfisa arasındaki hizmetçi-efendi çatışması.

Ana Tema — Yan Temalar

Oyunun ana teması, insanın değişen koşullar ile birlikte doğan gelecek beklentisidir. Buna göre insan önündeki gelecek için yakınmakla yetinmeyip, bir eylemde bulunması gerekir. Birinin gelip sizin hayatınızı değiştirmesini beklemek yanlış bir tutumdur. Kişinin kaderi kendi ellerindedir ve eyleme geçmelidir.

Yan tema olarak da şunu söyleyebiliriz: Kişi, gerçeklerden kaçmamalı ve onlarla yüzleşmelidir.

Tarihsel Öz — Evrensel Öz

Üç Kız Kardeş oyununu tarihsel olarak ele aldığımız vakit, Rusya’nın oldukça büyük çalkantılarının ve gelişmelerinin olduğu bir döneminde yazıldığını görüyoruz. Oyundaki bazı izleklerden yola çıkarak şunları da söyleyebiliriz: ayrıcalıklı sınıfın tembelliği, aydın kesiminin beyhude uğraşları, aile yapısının çözülmesi, büyük kentlere göç, bireysel ve toplumsal bunalımların artışı gibi durumlar. Bu yönleriyle elimizdeki oyun dönemini gayet başarılı bir şekilde yansıtmaktadır. Zira bu oyun yazıldıktan kısa bir süre sonra Rusya’da Ekim devriminin gerçekleştiğini biliyoruz.

Oyunun bu gün hala güncelliğini koruyor oluşunu yukarıdaki tarihsel öz kısmından da anlayabiliriz. Bu gün hala refah probleminden muaf bütün topluluklarda varoluşsal problemler baş gösteriyor. İnsanoğlu bir anlığına elindeki işi bırakacak olsun, kendini ve evrendeki yerini sorgulamaya başlıyor. Bu sorulara yeterli bir cevap bulamadığı için günlük yaşam çekilmez bir hal alıyor. En ufak bir değişim sürecinde bocalıyor ve ayak uydurmakta güçlük çekiyor.

Üç kız kardeşin Moskova hayaliyle günümüz metropol sevdasını özdeşleştirebiliriz. Bu gün hala köy ve kasabalardan kentlere doğru göç yaşanmaktadır.

DRAMATİK MALZEME

(Üç Kız Kardeş oyununun dramatik malzeme açısından eksiklikleri vardır. Bu yüzden aşağıda verilen cevapların da eksik olduğunu belirtmiş olalım.)

Ateşleyici Sebep

Üç kız kardeşin en büyük arzusu (ateşleyici sebebi diyebileceğimiz) hayatlarından memnun olmadıkları için Moskova’ya gitmek istemeleri ve eski yaşamlarına geri dönmeyi ummalarıdır. Fakat bu yeterli bir cevap değildir. Eylemsizliğin hakim olduğu bu oyunda nokta atışı bir ateşleyici sebep bulmak mümkün değil.

İlk Asal Düğüm

Yukarıdaki ateşleyici sebep örneğinden bağımsız olarak, oyunun ilk asal düğümünü genel olay örgüsü kapsamında ele alacağız. Buna göre ilk asal düğüm: Moskova hayali kuran üç kız kardeşin askeri garnizona gelen subaylarla tanışmasıdır.

Son Asal Düğüm

Bu sefer de ilk asal düğüme paralel olarak son asal düğüm için ‘askerlerin evden ayrılmaları’ diyebiliriz. Ancak alternatif bir son asal düğüm daha vardır. O da, İrina karakterini merkeze alırsak ‘Tuzenbah’ın düelloda öldürülmesi’ olabilir. Burada da ‘şimdi ne olacak’ sorusunu sorabiliriz. Fakat başta belirtmiş olduğumuz eylemsizlik bu alternatif için de problem çıkarmaktadır. Şimdi ne olacağı bellidir. Hiçbir şey. Ve öyle de olur, hiçbir şey olmaz.

Doruk Nokta

Oyunun doruk noktası için ana karakter bazlı bir yöntem izleyebiliriz. Maşa’nın aşkını itiraf ettiği ve ardından itirafların ardı sıra geldiği sahne buna örnektir. Andrey’de bu sahnede kız kardeşlerine içini dökmüş ve herkes gerçeklerle yüzleşmiştir. Ek olarak da İrina merkezli bir doruk nokta tespit edilebilir. İrina’nın Tuzenbah’ın ölümünü öğrenmesi…

YORUM VE ÖNERİLER

Daha sonra eklenecek…