OLMEDO ŞÖVALYESİ

1. Olmedo Şövalyesi adlı oyunun yazarının yetiştiği sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik koşullar ve bu koşulların oyundaki yansımaları

Lope de Vega (d. 1562 — ö. 1635), İspanyol Altın Çağı tiyatrosunun en üretken yazarıdır. Yaklaşık 2000 civarında oyun yazdığı ifade edilir. Bu oyunlar nitelikten ziyade nicelik esas alınarak yazılmış olup, dönemin aydınları tarafından eleştirilmiştir. Vega, tüm eleştirilere rağmen kendi tarzını korumuş ve İspanyol tiyatrosunun gelişmesinde büyük pay sahibi olmuştur.

Lope De Vega, İspanyol İmparatorluğu (1492–1898) bünyesinde yetişen bir yazardır. İspanyol İmparatorluğu, Kastilya Krallığı’nın ardından kurulmuş olup; beş kıtada toprağı olan, dünyanın ilk küresel imparatorluğudur. Vega’nın yazdığı oyunlar da bu imparatorluğun sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik koşullarıyla şekillenmiştir. Bu koşulları anlayabilmemiz için öncelikle imparatorluk dediğimiz yapının özelliklerine değinelim.

İmparatorluk, kendi topraklarında oturan çeşitli milletleri egemenliği altında toplayan bir devlet biçimidir. Bu devlet biçiminde merkeziyetçi bir anlayış, birleştirici bir unsur olarak din, güçlü bir askeri yapı ve hepsinden önemlisi imparatorluğun sınırlarını genişletmek adına ‘yayılma politikası’ ön plandadır.

İspanyol İmparatorluğu’nun yapısı yukarıdaki tanımla bire bir uyuşmaktadır. Monarşi ile yönetilmektedir, Hıristiyanlık resmi dindir, ‘Yenilmez Armada’ isimli güçlü bir orduya sahiptirler, denizlere kıyıları olduğundan bu konuda gelişmişlerdir, denizcilik aracılığıyla diğer ülkelere açılabilmiş ve topraklarını genişletebilmişlerdir. İşte bu yapının sonuçları, İspanya’da ‘Altın Çağ’ denilen bir dönemi başlatacaktır. Altın Çağ kimi yerlerde İspanyol Rönesans’ı olarak geçse de, temelinde ekonomik bir başarı ile ilişkili olduğu görülür. İspanyol İmparatorluğu’na bağlı denizciler (Kristof Kolomb) Amerika kıtasını keşfetmiş ve bu kıtadaki altın madenleri ile büyük bir zenginlik elde etmiştir. Ekonomik anlamda elde edilen bu gibi başarılar tiyatroya uygun bir zemin hazırlamış ve İspanya’da Lope De Vega gibi isimlerin yetişmesini sağlamıştır.

Lope De Vega’nın tamamıyla bakir bir tiyatro alanıyla karşılaştığı söylenemez. Kendisinden önce Lope De Rueda ve Alfonso De La Vega gibi isimlerin tiyatroya uygun bir zemin hazırladığını biliyoruz. Bu iki ismin İspanyol tiyatro geleneğine katkısı oldukça büyüktür. Önceleri yazılan oyunlar sadece dini törenlerde halka sunulabiliyorken, Rueda ve Alfonso sayesinde kumpanyalar kurulmuş ve İspanya’nın bütün önemli şehirlerinde tiyatro geleneği aşılanmıştır. Rueda ve Alfonso’nun kumpanyalarında Rönesans İtalya’sından ilham aldıkları bilinir. Ancak İtalyan tarzına tamamen bağlı kalmak yerine kendi commedia dell’artelerini yaratmayı amaçlarlar. Söz konusu dönemde İspanya’nın sanatsal ideali, İtalyan tarzını ya da commedia dell’arte’yi taklit etmek yerine, onu İspanya gelenek ve göreneklerine uyarlamaktır.

Lope De Vega, Rönesans hümanistlerinin insan merkezci (Hümanizm) dünya iddiasına itibarın azaldığı bir dönemde yaşamıştır. Bu dönemde Katolik öğreti etkisini arttırmış ve sanatsal anlayış Barok dediğimiz üslubu doğurmuştur. Bu anlayışın tetikleyici unsurları ise ülke ekonomisi ve savaşların artmasıdır. Bu duruma oyunun dönemi sorusunda daha ayrıntılı bir şekilde değineceğiz. Şimdi Lope De Vega’nın Olmedo Şövalyesi isimli oyunundan örnekler vererek yazarın yaşadığı koşulların kalemine yansımasına bakalım.

· Oyunda Fabia karakteri üzerinden büyü, geleceği görme gibi mistik olaylardan söz ediliyor. Bu durum o zamanlarda büyü gibi mistik olaylara inancın ve ilginin devam ettiğini gösteriyor. Ortaçağın etkilerini görebiliyoruz.

· Mayıs şenlikleri içinde gerçekleşen boğa güreşleri ve yüzük oyunu gibi kültürel faaliyetleri de oyunda görüyoruz. Bununla birlikte, Mayıs şenliklerine karşı bir takım yobaz insanların tepki gösterdiği de ifade ediliyor. Bu durum o dönem yaşanan bir çatışmayı ifade ediyor. Bazı katı kimseler bu tarz gösterilere karşı geliyor.

· Dona İnes başta olmak üzere kadın karakterler üzerinden dönem kadınının toplumdaki yerini okuyabilmek mümkün. O dönemde kadın için evliliğin en büyük motivasyon olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte kadının dinsel olanla ilişkisi ve tapınaklardaki önemli konumu da oyundaki rahibe olma durumundan okunabilir.

· Oyunun geçtiği Kastilya Krallığı döneminde Yahudi ve Müslümanlara karşı sert kuralların işlendiğini de görüyoruz. Bir tür damga taşıyarak diğer yurttaşlardan ayrı tutuluyorlar. Bu durumdan dönemle ilgili siyasi bir çıkarım yapılabilir.

· Kutuplar ve Hindistan gibi İspanya’ya oldukça uzak bölgelerin adını da oyunda görebiliyoruz. Bu durum coğrafi keşiflere bir örnek olarak verilebilir.

Görüldüğü üzere yazarın içinde bulunduğu koşulların oyundaki yansımasını gayet belirgin bir şekilde görebiliyoruz.

2. Oyunun yazıldığı dönem ve oyuna etkileri

Olmedo Şövalyesi bir Rönesans dönemi oyunudur. ‘’Rönesans (Yeniden Doğuş), Orta Çağ ve Reformasyon arasındaki tarihi dönem olarak bilinir. 15–16. yüzyıl İtalya’sında batı ile klasik antikite (Eski Roma ve Yunan Eserlerinin incelenmesi) arasında sanat, bilim, felsefe ve mimarlıkta bağın tekrar kurulmasını sağlayan, Antik Yunan filozof ve bilim insanlarının çalışmalarının çeviri yoluyla alındığı, deneysel düşüncenin canlandığı, insan yaşamı (hümanizm) üzerine yoğunlaşıldığı, matbaanın bulunmasıyla bilginin geniş kitlelerle paylaşımının arttığı ve radikal değişimlerin yaşandığı dönemdir. Bu çağ uzun zamandır geriye düşmüş olan Avrupa’nın ticaret ve Coğrafi Keşifler’le yükselişinin öncüsü olmuştur.’’ (Anonim, Rönesans)

Oyunun Rönesans’ın sonlarına doğru Barok Tiyatro (1590–1750) olarak ifade edilen anlayışın ürünüdür. Bu tiyatro dinsel-ahlâkçı öğretisi ile “siyaset okulu” özelliğiyle, saray tiyatrosunun bir yansımasıdır. Barok tiyatro, Antik Yunan tiyatrosu, ortaçağ ve Rönesans tiyatrosunun tiyatro biçimlerini kendi gününün ideolojisi ile yoğurmuştur. Bu dönemde türler arası hiyerarşi getirilmiş; tragedya, komedya ve ara tür olarak tragikomedya ortaya atılmıştır. Aristo’nun tiyatro kuramlarından kopmalar yaşanmıştır. Üç birlik kuralı ve türlerin kesinkes ayrılması görüşü bazı yazarlar tarafından dikkate alınmamıştır. Bu tiyatro anlayışının en önemli öncülerinden biri de Lope De Vega’dır. Vega, bu dönemin komedyalarının ana hatlarını çizmiş ve ‘Comedia Nueva’ adı verilen yeni bir tür yaratmıştır. Ulus kimliğini ön planda tutan bu tür, kraliyet ideolojisinin bütünleştirici bir parçası olmuştur.

Comedia Nueva dört ana prensibe dayanır. Bunlar: halkın beğenisinin esas alınması, namus, şeref ve haysiyetin ön planda tutulması, kraliyet ve ulusalcılığın yüceltilmesidir. Vega’nın oluşturduğu anlayış, doğrudan Barok tiyatro ile şekillenmiştir. Yaşanan ekonomik buhran ve savaşlar bu durumun tetikleyicisi olmuştur. Rönesans savunucularının dillendirdiği evrendeki denge ve ahenk olgusuna inanç yitirilmiş ve dönemin yazarlarında bir karamsarlık hakim olmuştur. Katolik öğreti insanlara ‘’İnsan, dünyanın merkezinde değildir, çünkü insan fani bir varlıktır’’ öğretisini aşılamıştır. Bu durum yazarları toplumcu ve karamsar bir çizgiye yöneltmiştir.

Barok yazarlar bu dönemin güçlüklerini aşmak için bazı yollar denemişlerdir. Örneğin, geçmişteki askeri başarılar yüceltilip yaşanan bütün sorunlara karşı mutlu sonla biten, halkı rahatlatmaya yönelik oyunlar işlenmiştir. İspanyol yazarları bu kaçış yolunu izlemişlerdir. Bunun en belirgin yanı oyunlarda özellikle üstünde durulan adalet vurgusudur. Kötülerin yaptıklarının yanında kalmamasını sağlamak dönem yazarları için ahlaki bir mesele halini almıştır. Çünkü amaç, seyirciyi mutlu, huzurlu ve inançlı bir şekilde evine yollamaktır. Bu yüzden halkı eğlendiren ve onun maneviyatını yükselten konular tercih edilmiştir.

Olmedo Şövalyesi oyununda bu dönemin etkisi görülmektedir. Örneklerle açıklayacak olursak:

· Don Alonso, yani oyundaki başkişimiz için bir ikilemden söz edebiliriz. Bu ikilem sevdiği kadın ve ülkesi adınadır. Don Alonso bu yüzden Olmedo ve Medina şehri arasında gidip gelmektedir. Bir yandan görev, diğer yandan aşk adamıdır.

· Yine Don Alonso üzerinden gidelim. Bu karakter başta olmak üzere oyundaki birçok karakter için şeref, onur ve haysiyet ön plandadır. Yazar belki de bu yüzden Don Alonso için trajik bir son işlemiştir. Çünkü Don Alonso şövalyelik, yani ülkesine hizmet etmek dururken gidip aşk oyunlarıyla uğraşmıştır. Don Alonso karakterinin ölmesini yazarın bir görüşü olarak ifade edebiliriz. Ulus daima önde gelir.

· Oyunun trajedi ve komediyi aynı anda işliyor oluşu yine Barok Tiyatro özelliklerini barındırdığını gösteriyor.

· Oyunda kral ve kraliyetin yüceltildiğini de görüyoruz. Kral, oyunun sonunda adaleti sağlayan kişi oluyor.

· Tello karakteri ile bir tür nükteci (soytarı) karakterinin işlendiğini görüyoruz. Bu da dönemin belirgin özelliklerinden sayılabilir.

· Konu seçimi de yine dönemin sanat anlayışıyla uyuşuyor. Halkın ilgisini çekmesi muhtemel olan aşk, töre, entrika gibi unsurlar işleniyor.

· Oyunun süresi iki gün olarak belirlenmiş. Bu durum üç birlik kuralından zaman birliğinin ihlalini gösteriyor. Aynı şekilde mekân birliği de bozulmuştur. Oyun birkaç mekânda geçmektedir.

Görüldüğü üzere oyun, dönemin Barok Tiyatro anlayışının özelliklerini belirgin bir şekilde yansıtmaktadır. Rönesans’ın denge, uyum, simetri ve disiplin gibi unsurları, hümanizm ve antikiteye dönüş anlayışını pek göremiyoruz.

3. Oyundaki ana çatışma ve bu ana çatışmanın seçilmesinin temelinde yatan nedenler

Oyundaki ana çatışma Don Alonso ve Don Rodrigo arasındadır. Bu iki karakterin ortak arzu nesnesi ve değer temsili bakımından çatıştığını görüyoruz.

Her iki karakterin de ana arzusu Don Pedro’nun güzel kızı Dona Ines’le evlenebilmektir. Her iki karakter de amacına ulaşabilmek adına bir plan yapar ve oyun, bu iki karakterin ortak arzu nesnesin uğruna çatışmasını merkeze koyar. Bu çatışmanın sonucunda ise iki taraf da amacına ulaşamaz.

Karakterleri bir değer temsili olarak inceleyecek olursak: Don Alonso, rakibi Don Rodrigo’ya göre daha olumlu değerler taşımaktadır. Ülkesine, ailesine ve sevdiklerine sadık ve başarılı bir insandır. Don Rodrigo’yu yani rakibini bile kurtaracak kadar yüce gönüllüdür. Fakat Don Rodrigo böyle değildir. Onu kurtaran adamı haince öldürmekten çekinmeyen, kıskanç ve onursuz ve çıkarcı bir adamdır. Bu durum onun sonunu getirmiştir.

Vega’nın ana çatışma olarak bu ikiliyi seçmesinin altında onun sanat anlayışı yatıyor. Yukarıda bahsettiğimiz Comedia Nueva anlayışının dört ana prensibe dayandığını belirtmiştik. Bunlar: halkın beğenisinin esas alınması, namus, şeref ve haysiyetin ön planda tutulması, kraliyet ve ulusalcılığın yüceltilmesidir. Bu prensipler Olmedo Şövalyesi oyununun ana çatışmasının ne olacağını belirlemiştir.

4. Oyundaki yan çatışmalar

Don Alonso karakterinin kendi içsel çatışması yan çatışmaya örnek verilebilir. Don Alonso bir yandan göreviyle ilgilenmek, diğer yandan aşık olduğu kadına ulaşmak arasında gidip gelmektedir. Ardından aşık olduğu kadın ve ailesi arasında da bir seçim yapmak zorunda kalır. Ailesini seçer ve yola çıkar. Yoldayken bir içsel çatışma daha yaşadığı görülür. Akıl ve cesaret çatışmasıdır bu. Tüm uyarılara rağmen tehlikeli bir yolu seçmiş ve bu durum onun sonunu getirmiştir.

Don Rodrigo’nun boğa tarafından alt edildiği sırada onu kurtarmaya Don Alonso’nun geldiği görülüyor. Don Rodrigo bu durumdayken istemeye istemeye Don Alonso’yu selamlamak zorunda kalıyor. Bu durum Don Rodrigo’nun içsel çatışmasıdır. Sadakat ve İhanet…

Bunlara ek olarak daha küçük çatışmalardan da söz edebiliriz. Dona Ines karakterinin babasıyla çatışması. Tello ve Don Fernando arasındaki değer çatışması. Tello efendisini iyiye, Fernando ise arkadaşını kötüye yönlendiren bir karakterdir.

5. Yazarın üslubu ve bu üslubun oyundaki yansımaları (seçilen konu, karakter, oyunun geçtiği dönem, dil, oyunun ritmi, diyalog ve biçim)

Lope De Vega, üzerinde durduğu en hassas nokta krallıktır. Oyun şu ya da bu şekilde krallığa hizmet etmelidir. Olmedo Şövalyesi oyununda da bu durum vardır. Oyun Kastilya Krallığı döneminde geçmektedir. Kastilya Kralı adaleti sağlayan kişi olarak resmedilir. Lope’nin kraliyete bu kadar önem vermesi ve eserlerinde kralları bu kadar yüceltmesi, halkın gözünde kralın otoritesini sağlamlaştırmasına ve ona karşı sınırsız bir güven duygusu geliştirmesine yardımcı olmuştur.

Oyunlarında eylemi belirleyen, aşk, kıskançlık ve şeref olmak üzere üç motif bulunur. Bu üç motifi de Olmedo Şövalyesi ’nde görüyoruz. Don Alonso ile Dona Ines’in aşkı. Don Rodrigo’nun Don Alonso’ya karşı kıskançlığı ve sürekli dillendirilen şeref, itibar kelimleri. Vega’nın oyunlarında aşk, bir ailenin bireylerini birleştirebildiği gibi kimi zaman da genç âşıkların eylemlerinin sebebidir. Meydan okumalara ya da entrikalara sebep olan kıskançlık ise karakterlerin kılık değiştirmesiyle ya da geceleyin kuytu köşelerde tedirgin bir şekilde beklemeleriyle kendini gösterir. Don Rodrigo’nun da bu şekilde Don Alonso’yu beklediği bir sahne vardır. Şeref motifi ise ailenin içinde namus ya da toplum içinde haysiyet ya da itibar mücadelesi olmak üzere iki şekilde işlenir. Oyunda bu durum ‘toplum içindeki itibar’ ön planda tutularak işlenmiştir.

Lope De Vega için gerilimi yüksek olay örgüleri ve bu öğelerin komik öğelerle birleştirilmesi oldukça önemliydi. Oyunda gerilimli durumu boğa güreşlerinin olduğu ve Don Alonso’nun öldürüldüğü sahnelerde görebiliyoruz. Bununla beraber Tello ve Fabia gibi komik karakterlerle bu gerilimli olaylara gülünçlük katılıyordu. Bu durum dönemin klasik tiyatro anlayışın hâkim olduğu eleştirmenlerce hoş karşılanmayan bir şeydi. Fakat Vega bu eleştirileri önemsemiyor, kendi üslubundan ve sanat anlayışından vazgeçmiyordu. Trajik olan ve komik olanın birlikteliğine yer veriyor, bir taraftan ciddi, diğer taraftan komik olan unsurların halkı eğlendirdiğini ifade ediyordu.

Lope de Vega’nın Klasik Tiyatro anlayışı ile ayrıldığı bir diğer nokta ise biçim konusuydu. Ona göre bir oyun üç perdeden oluşmalıydı. Olmedo Şövalyesi oyunu da üç perdelik bir oyundur. Her bir perde bir gün olarak ifade edildiğinden, Vega’nın bu görüşü Klasik Tiyatro’nun zaman birliği ile uyuşmuyordu.

Lope de Vega tiyatrosunda oyun ana olay örgüsünün yanı sıra yan olaylarla renklendirilir. Tello ve Fabia’nın flört ettiği sahne buna örnek olabilir. Vega’nın oyunlarında serim düğüm ve çözüm oldukça önemlidir. Düğüm son sahneye gelene kadar çözülmemeli, böylece seyircinin ilgisi her daim canlı tutulmadır. Nitekim Olmedo Şövalyesi ’nde de bu şekilde ilgi diri tutuluyor. Oyundaki dil sadedir ve halkın anlayabileceği şekilde kullanılmıştır. Seyirciyi yormayan düz bir anlatım seçilmiştir.

Vega’nın dikkat çektiği noktalardan biri de sahnenin asla boş ya da sessiz kalmamasıdır. Bu durum oyunlarının ritminin yüksek olmasına sebep olmuştur. Olmedo Şövalyesi oyununda da ritmin yüksek ve aksiyonların yoğun olduğunu görüyoruz.

Lope de Vega, karakter konusunda gerçeğe uygunluğun gözetilmesi gerektiğini savunmuştur. Kralı oynayan biri kral gibi davranmalı, falcıyı oynayan da falcı gibi davranmalıdır. Bundan dolayı Vega’nın standart tipleri kullandığını görüyoruz. Yakışıklı şövalye, güzel prenses, falcı, yaver gibi…

Sonuç olarak yazarımız klasik tiyatronun bazı kurallarını görmezden gelerek kendi tiyatrosunun sınırlarını çizmiştir. Bu sınırlar içerisinde Olmedo Şövalyesi ’ni yazmıştır.

6. Oyunun ilgili yazara ait olduğunu gösteren temel dinamikler

Olmedo Şövalyesi ’nin Lope De Vega oyunu olduğunu gösteren dinamikleri şu şekilde ifade edebiliriz:

· Oyunun Tragedya ve Komedya türünü aynı anda içinde barındırıyor olması (Trajikomedi)

· Oyunun onur, namus ve şeref gibi konulardaki hassaslığı

· Aşk, yiğitlik, kıskançlık gibi konuları işliyor olması

· Üç birlik kuralını bozuyor olması

· Kral ve kraliyete karşı olumlu ve övücü bir yaklaşımının olması

· Oyunun ahlakçı yapısı

· Oyunun uzunluğu ve ritmi

· Orta sınıf törelerinin işlenmesi

7. Oyundaki kültürel dokular ve yönelişler

Oyunda İspanyol aile yapısına dair bir takım fikirler edinmemiz mümkün. Don Pedro, Dona Ines ve Dona Leonor ailesi üç kişiden oluşmakta. Aynı şekilde Don Alonso’nun ailesi de üç kişiden oluşuyor. Orta sınıf sayılabilecek bu ailelerde anlayış, güven ve sadakat erdemleri ön planda tutuluyor.

Yine oyundan yola çıkarak oyunun geçtiği ülkenin yapısı ile ilgili de belli fikirler edinebiliyoruz. Monarşi ile yönetilen, devlet ve kilisenin ortak hareket ettiği bir yönetim biçimi mevcut. Resmi din Hıristiyanlık ve diğer azınlık denebilecek dinlere tolerans gösterilmiyor.

İnsan ilişkilerinde de bir takım belirgin özellikler görebiliyoruz. Mektup ile iletişim kurma, gençlerin flörtleşme tarzı ve tutkuları buna örnektir. Fabia karakterinin oyunda bir tür haberleşme aracı olarak kullanıldığı görülür. Bu da o dönemde evlere giren kocakarıların gençlerin ilişkilerinde oynadığı rolleri gösteriyor.

Oyunda, Mayıs Şenlikleri önemli bir yer tutuyor. Bu şenliklerde insanların sosyalleşebileceği bir takım etkinlikler yapılıyor. Boğa güreşi ve yüzük oyunları gibi. Bu etkinliklerde şehrin yetenekli insanları yarışıyor ve halk tarafından büyük ilgi görüyor. Bu gün hala İspanya’da bu tür kültürel faaliyetlerin devam ettiğini görebiliyoruz.

8. Ana karakterin biyolojik, psikolojik ve sosyolojik özellikleri

Don Alonso, yakışıklı, ve kuvvetli biridir. Sevdiklerine karşı sadık ve fedakârdır. Duygularını büyük bir tutkuyla yaşar. Gururlu, disiplinli ve yardımsever bir yapısı vardır. Şövalyedir ve orta sınıfa mensup bir aileden gelmektedir. Krallığın koruyucusudur.

9. Ana karakterin biyolojisi, psikolojisi ve sosyolojisini ortaya çıkaran olay, durum veya koşulların oyunda irdelenme şekli

Don Alonso’nun biyolojisine dair bilgileri diğer karakterlerden duyuyoruz. Bu karakterler aracılığıyla ana karakterimizin yakışıklı olduğunu, şehrin bütün kızlarının ona tutulduğunu bilebiliyoruz. Kuvvetli olduğuna dair bilgiyi ise yendiği boğalardan ve rakibini kurtarmasından anlamak mümkündür. Yazar, ana kişisinin biyolojik özelliklerini onu bir takım sınavlara sokarak bize gösteriyor veya diğer kişilere anlattırıyor. Karakterimizin psikolojisini de aynı şekilde görebiliyoruz. Ana kişi bir kadına tutkulu bir şekilde aşık oluyor ve duygusal anlamda uçlarda yaşadığını görebiliyoruz. Hem sevdiği kadına hem de ailesine karşı hassas davranıyor ve sadık olduğunu görebiliyoruz. Rakibine el uzatıyor ve yardımsever olduğunu görebiliyoruz. Sonunu bildiği halde yolundan vazgeçmiyor ve gururlu olduğunu anlıyoruz. Yaptığı iş ile sosyolojisini anlamamız da mümkün. Kral ve krallığa hizmet eden bir askerden söz ediyoruz. Yazar ana karakterimizi oyun boyunca bize ya anlatıyor ya da anlattırıyor. Ana kişimiz eyleme geçiyor ve onu yakından tanıyabilme şansı yakalıyoruz.

Kaynakça

Anonim. (tarih yok). İspanyol İmparatorluğu. 11 2, 2019 tarihinde WikiZero: 

https://www.wikizero.com/tr/%C4%B0spanyol_%C4%B0mparatorlu%C4%9Fu 

adresinden alındı

Anonim. (tarih yok). Rönesans. 11 11, 2019 tarihinde Wikizero: https://www.wikizeroo.org/index.php adresinden alındı

Brockett, O. G. (2019). Tiyatro Tarihi . İstanbul: Dost Kitabevi.

Garda*, A. T. (2003). Lope De Vega Tiyatrosu’nda Nükteci Figürün. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Dergisi , 157–167.

KARACA, C. (2015). İspanya’da Tiyatro Geleneğinin Oluşmasında Lope De Vega’nın Yeri. KKEFD , 137–156.

Tarihi, T. (tarih yok). Barok Tiyatro. 11 2, 2019 tarihinde Tiyatro Tarihi: 

http://www.tiyatrotarihi.com/tiyatro_terimleri/barok_tiyatro_nedir.html 

adresinden alındı

Vega, L. D. (2010). Olmedo Şövalyesi . İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.